kimdir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kimdir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Haziran 2011 Pazartesi

Osman Hamdi Bey Kimdir



Osman Hamdi 1842 yılında İStanbul ‘da doğmuş. 1910 yılında İstanbul ‘da ölmüştür. Osman Hamdi Bey ressam, arkeolog ve müzecidir. Ayrıca Kadıköy ün ilk belediye başkanıdır.
Osman Hamdi Bey ardından birçok eser bırakmıştır.
Osman Hamdi Bey ‘in Fotoğrafları:
Osman Hamdi Bey Osman Hamdi Bey Kimdir
osman hamdi bey Osman Hamdi Bey Kimdir
Osman Hamdi  Bey Osman Hamdi Bey Kimdir
Yazıda vikipediden alıntılar vardır.
kaynak: ogrensek.com

17 Haziran 2011 Cuma

İlk Kadın Başbakan Kimdir ?

Türkiye ‘nin ilk kadın başbakanı Tansu Çiller dir.
Tansu Çiller ülkemizin ilk kadın başbakanıdır.
ogrensek.com
kaynak: tarihimiz.net.

1 Haziran 2011 Çarşamba

Murat Cemcir Kimdir


murat cemcir Murat Cemcir Kimdir
Murat Cemcir Kimdir 
Murat Cimcir 1976 yılında Tokat ilinde doğmuştur. Murat Cimcir Mustafa Kemal Üniversitesi makine bölümü mezunudur.
Bir çok dizide oyuncu olarak rol almıştır. Ayrıca seslendirme de yapmaktadır.
Murat Cemcir üsküdara giderken dizisinde Oğuz rolünü canlandırdı ve izleyici tarafından bu rol ile çok sevildi diyebiliriz.
Murat Cemcir polis ve takva filmlerinde de oyuncu olarak yer aldı.
Murat Cemcir Fotoğrafları:

murat cemcir Murat Cemcir Kimdir
MuratCemcir Murat Cemcir Kimdir

9 Şubat 2011 Çarşamba

Nilay Tuğba Baz Kimdir Fotoğrafı

Nilay Tuğba Baz Kimdir ?
nilay tugba baz Nilay Tuğba Baz Biyografi
Nilay Tuğba Baz ‘ın kısa biyografisi :
Nilay Tuğba Baz 1990 yılında doğmuş. Nilay Tuğba Baz İzmir Müjdat Gezen Sanat Merkezi mezunu.
Şimdilerde Kadir İnanır, Mustafa Üstündağ gibi oyuncuların yer aldığı İzmir Çetesi adlı dizide oynuyor.
Genç yaşta iyi bir dizide oynama imkanına ulaştı.
ogrensek.com

Kerem Altan Kimdir

Kerem Altan Kimdir - Kerem Altan Kimdir

Keram Altan ünlü gazeteci Ahmet Altan ‘ın oğludur.
Defne Joy Foster Kerem Altan ın evinde ölü bulundu. Bu ölümden sonra Kerem Altan ‘ın adı sık sık medyada yer buldu.


Kerem Altan Kimdir ?

24 Ocak 2011 Pazartesi

Tolga Örnek Kimdir

Tolga Örnek Kimdir - Tolga Örnek Kimdir - Tolga Örnek Kimdir
tolga ornek Tolga Örnek Kimdir

Tolga Örnek
Tolga Örnek, 1972 yılında doğdu. Tolga Örnek liseyi Robert Koleji ‘nde okudu. Tolga Örnek İstanbul Teknik Üniversitesi Metalurji bölümünden mezun oldu.



10 Aralık 2010 Cuma

Johnny Depp Kimdir Boyu Yaşı

Johnny Deep ünlü bir aktördür. Bir film ve dizide rol almış birisi.
Johnny Deep’in doğum tarihi 09.06.1963 ‘dür. Johnny Deep’in boyuda 178 cm devamı için tıklayınız.


Johnny Depp Kimdir Boyu Yaşı

23 Ekim 2010 Cumartesi

Osmanlı Devletinin Padişahları Listesi

Osmanlı Devletinin Padişahları Liste Halinde


    * Orhan Gazi (1326-1359)
    *
      Orhan Gazi (1281 - 1360) 1281 yılında doğdu. Babası Osman Gazi, annesi Kayı aşireti'nin ileri gelenlerinden Ömer Bey'in kızı Mal Hatundu. Orhan Gazi, sarı sakallı, uzunca boylu, mavi gözlüydü. Yumuşak huylu, merhametli, fakir halkı seven, ulemaya hürmetli, dindar, adaletli, hesabını bilen ve hiçbir zaman telaşa kapılmayan, halka kendisini sevdirmiş bir beydi. Sık sık halkın arasına karışır, onları ziyaret etmekten çok hoşlanırdı.
    
      Murad Hüdavendigar (1359-1389, Murad I )
    *
      Sultan Birinci Murad 1326'da Bursa'da doğdu. Babası Orhan Gazi, annesi Bizans tekfurlarından birinin kızı olan Nilüfer Hatun'dur (Holofira). Sultan Birinci Murad uzun boylu, değirmi yüzlü ve iri burunluydu. Kalın ve adaleli bir vücuda sahipti. Başına mevlevi sikkesi üzerine testar sarılı bir başlık giyerdi. Çok sade giyinir ve kırmızı zeminli beyaz elbiseden hoşlanırdı.
    
      Yıldırım Bayezid (1389 -1402)
    *
      Yıldırım Bayezid 1360 yılında Edirne'de doğdu. Babası Murad Hüdavendigar, annesi Gülçiçek Hatundur. Gülçiçek Hatun Rum'dur. Yıldırım Bayezid yuvarlak yüzlü, beyaz tenli, koç burunlu, ela gözlü, kumral saçlı, sık sakallı ve geniş omuzluydu. Girdiği savaşlarda gösterdiği cesaretten dolayı ona 'Yıldırım' lakabı takılmıştı.
    
      Sultan Birinci Mehmed (1403-1421, Çelebi)
    *
      Altıncı Osmanlı sultanı. Babası Çelebi Sultan Mehmed, annesi Dulkadır ailesinden Emine Hatun olup, 1404’te Amasya’da doğdu. Çocukluğu Amasya, Bursa ve Edirne’de geçti. Küçüklüğünden itibaren devrin büyük alimlerinden okuyarak yetişti. 1415’te on iki yaşındayken idarî ve askerî bilgileri öğrenip, tecrübe sahibi olması için, lalası Yörgüç Paşanın yanında Amasya Valiliğine tayin edildi.
    
      Sultan İkinci Murad (1421-1451)
    *
      İkinci Murad, yedinci Osmanlı padişahı, uzun boylu, beyaz tenli, doğan burunlu ve gayet güzel yüzlü bir padişahtı. Çok güzel konuşurdu. Sultan Murad süküneti ve huzurlu yaşamayı arzu eden fakat icap ettiği takdirde gayet hareketli, cesur ve hiçbir şeyden yılmayan bir kimse idi.
      ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
      Fatih Sultan Mehmed (1451-1481, Mehmed II)
    *
      II. Mehmed veya sık kullanılan unvanıyla Fatih Sultan Mehmed, (Osmanlı Türkçesi: محمد الثانى Mehmed-i sānī, Lakabı el-Fatih (الفاتح) ) (d. 30 Mart 14321 – ö. 3 Mayıs 14812) 7. Osmanlı padişahıdır. Sultan Mehmed, Sultan II. Murad ve Hüma Hatun'un oğludur.
   
      Sultan İkinci Bayezid (1481-1512)
    *
      Sultan İkinci Bayezid sekizinci Osmanlı padişahı. Fatih Sultan Mehmed’in iki oğlundan büyüğüdür. 1447 yılında doğdu. Küçük yaştan itibaren tam bir ihtimamla yetiştirilen şehzade Bayezid, devrin en kıymetli alimleri elinde tahsil gördü. Yedi yaşındayken, Hadım Ali Paşa nezaretinde Amasya valisi oldu. 1473 Otlukbeli Savaşına sağ kol kumandanı olarak katıldı. Babası Fatih, 3 Mayıs 1481 tarihinde sefere giderken Gebze’de vefat edince, 20 Mayıs 1481’de tahta çıktı.
 
      Yavuz Sultan Selim (1512-1520)
    *
      Yavuz Sultan Selim Osmanlı sultanlarının dokuzuncusu, İslam halifelerinin yetmiş dördüncüsü. Sultan İkinci Bayezid'in oğlu olup, annesi Dulkadirli ailesinden Aişe Hatundur. 1470 yılında Amasya'da doğdu. Şehzadeliğinde, devrin alimlerinden mükemmel bir tahsil ve terbiye gördü. Arap, Fars dilleriyle yüksek din ve fen ilimlerini öğrendi. Askeri sevk ve idare ile devlet yöneticiliğini öğrenmesi için, şehzadeliğinde Trabzon Valiliğine gönderildi.
    
      Kanuni Sultan Süleyman (1520-1566)
    *
      Kanunî Sultan Süleyman Osmanlı Devleti'nin onuncu sultanı ve İslam halifelerinin yetmiş beşincisi. Babası Yavuz Sultan Selim Han, annesi Aişe Hafsa Sultan olup, Kanûnî lakabıyla meşhur oldu. Avrupalılar Büyük Türk ve Muhteşem Süleyman lakaplarını verdiler. Sultan Süleyman Osmanlı hanedanı içinde en uzun süre tahtta kalan padişahtır.
     
      Sultan İkinci Selim (1566-1574)
    *
      Sultan İkinci Selim (1524 - 1574) 28 Mayıs 1524'de İstanbul'da doğdu. Babası Kanuni Sultan Süleyman, annesi Hürrem Sultan'dır. Hürrem Sultan Slav kökenlidir.
      ...Tümünü okumak için linke tıklayınız.
      Sultan Üçüncü Murad (1574-1595)
    *
      Sultan Üçüncü Murad, (1546 - 1595) 4 Temmuz 1546 günü Manisa'nın Bozdağ yaylasında dünyaya geldi. Babası, Sultan İkinci Selim, annesi Afife Nur Banu Sultan'dır. Annesi Venediklidir. Sultan Üçüncü Murad orta boylu, değirmi yüzlü, kumral sakallı, ela gözlü ve beyaz tenli bir padişahtı. Çok cömertti ve insanlara yardım etmeyi çok severdi.

      Sultan Üçüncü Mehmed (1595-1603)
    *
      Sultan Üçüncü Mehmed (1566 - 1603) 26 Mayıs 1566'da Manisa'da doğdu. Babası Sultan Üçüncü Murad, annesi Safiye Sultan'dır. İsmini, Fatih Sultan Mehmed'e benzemesi için, büyük dedesi Kanuni Sultan Süleyman koydu. Orta boylu, kumral saçlı ve güzel yüzlüydü. Çok kuvvetli bir ilim tahsili yaptı ve Tacüt-Tevarih yazarı Hoca Sadeddin Efendi'den dersler aldı.
   
      Sultan Birinci Ahmed (1603-1617)
    *
      Sultan Birinci Ahmed 18 Nisan 1590 günü Manisa'da doğdu. Babası Sultan Üçüncü Mehmed, annesi Handan Sultan'dır. Çok mükemmel bir tahsil gördü. Arapça ve Farsça'yı mükemmel derecede konuşurdu. Ok atmak, kılıç kullanmak, ata binmek gibi savaş ve askerlik alanlarında çok usta olan Sultan Birinci Ahmed, ava ve cirit oyununa çok düşkündü. Çok sade giyinirdi.
     
      Sultan Birinci Mustafa (1617-1618, 1622-1623)
    *
      Sultan Birinci Mustafa 1592 yılında Manisa'da doğdu. Babası Sultan Üçüncü Mehmed, annesi Handan Sultan'dır. Sultan Birinci Mustafa güzel yüzlü, seyrek sakallı, sarı benizli ve iri gözlü bir padişahtı. İki defa padişahlık yaptı. Sinirli bir yapıya sahipti.

      Sultan İkinci Osman (1618-1622, Genç Osman)
    *
      Sultan İkinci Osman (Genç Osman - (1604 - 1622) Osmanlı sultanlarının on altıncısı ve İslâm halîfelerinin seksen birincisidir. Babası Sultan Birinci Ahmed, annesi Mahfiruz Hadîce Sultandır. 1604 senesinde İstanbul'da doğdu. İyi bir eğitimle yetiştirildi. Arapça, Farsça, Latince, Yunanca, İtalyanca gibi doğu ve batı dillerini öğrendi. 26 Şubat 1618 günü babasının yerine tahta geçen amcası birinci Mustafa'nın rahatsızlığı yüzünden tahtı bırakmaya mecbur olması üzerine Osmanlı sultanı oldu.
   
      Sultan Dördüncü Murad (1623-1640)
    *
      Sultan Dördüncü Murad, 27 Temmuz 1612 yılında İstanbul'da doğdu. Babası Sultan Birinci Ahmed, annesi Mahpeyker Kösem Sultan'dır. Annesi Rumdur. Sultan Dördüncü Murad, uzun boylu, iri cüsseli, yuvarlak yüzlü ve heybetli bir padişahtı. Osmanlı Sultanlarının en kudretlilerinden biri olarak tarihe geçti. Son derece zeki, gözü pek, cesur, kuvvetli ve enerjik bir insandı.
   
      Sultan İbrahim (1640-1648)
    *
      Sultan Birinci İbrahim (5 Kasım 1616 - 18 Ağustos 1648) 18. Osmanlı padişahı ve 83. İslam halifesidir. Sultan İbrahim, 8 Şubat 1640’da kardeşi IV. Murat’ın ölümü üzerine 25 yaşında ve 18. padişah olarak Osmanlı tahtına çıktı. Şehzadeliğinde çok sıkı bir saray hayatı yaşamış, kardeşleri öldürüldüğünden korku içinde büyümüştü.

      Sultan Altıncı Mehmed (1648-1687)
    *
      Sultan Altıncı Mehmed (Vahdeddin) otuz altıncı ve son Osmanlı padişahıdır. Babası Sultan Abdülmecid, annesi Gülistu Kadın Efendi'dir. 2 Şubat 1861 tarihinde İstanbul'da doğdu. Babası Sultan Abdülmecid, Sultan Mehmed Vahdeddin doğduğu yıl, annesi Gülistu Kadın Efendi de, o henüz çok küçükken vefat etmişlerdi. Çocuk denecek yaşlarda hem öksüz, hem yetim kalan Sultan Mehmed Vahdeddin, babası Sultan Abdülm
   
      Sultan İkinci Süleyman (1687-1691)
    * Sultan İkinci Ahmed (1691-1695)
    * Sultan İkinci Mustafa (1695-1703)
    * Sultan Üçüncü Ahmed (1703-1730)
    * Sultan Birinci Mahmud (1730-1754)
    * Sultan Üçüncü Osman (1754-1757)
    * Sultan Üçüncü Mustafa (1757-1774)
    * Sultan Birinci Abdülhamid (1774-1789)
    * Sultan Üçüncü Selim (1789-1807)
    * Sultan Dördüncü Mustafa (1807-1808)
    * Sultan İkinci Mahmud (1808-1839)
    * Sultan Birinci Abdülmecid (1839-1861)
    * Sultan Abdülaziz (1861-1876)
    * Sultan Beşinci Murad (1876)
    * Sultan İkinci Abdülhamid (1876-1909)
    * Sultan Beşinci Mehmed (1909-1918, Reşad)
    * Sultan Altıncı Mehmed (1918-1922, Vahideddin)


    * Abdülmecid Efendi Halife olarak (1922 - 1924) bkz. Hilafetin kaldırılması



1926''dan günümüze Osmanlı sülelesi:

    * Abdülmecid II (1926 - 1944)
    * Ahmed IV Nihad (1944 - 1954)
    * Osman IV Fu''ad (1954 - 1973)
    * Mehmed Abdülaziz II (1973 - 1977)
    * Ali Vâsib (1977 - 1983)
    * Mehmed VII Orhan (1983 - 1994)
    * Ertuğrul Osman V (1994 - )

Yazıyı turkcebilgi.com dan aldım. Padişahlar hakkında detaylı bilgiye bu siteden ulaşabilirsiniz.

23 Eylül 2010 Perşembe

Anders Celsius Kimdir – Hayatı – Buluşları

Anders Celsius Kimdir – Hayatı – Buluşları
(1701-1744)

Uppsala da Doğan ve calısmalarını bu kentte gerceklestiren isveçli fizikçi ve astronom anders celsius 1730 da uppsala universitesinde astronomi profösoru oldu.
Yapımi 1740 ta tamamlanan uppsala gozlemevini kurarak yasamının son 4 yılında orada çalıstı.biri dünyanın gunese uzaklıgının hesaplamasına yarayan yeni bir yonteme öburu dünyanın biçimini saptamaya yonelik iki astronomi devamı için tıklayınız.

Isaac Newton Kimdir, Hayatı Nasıl Geçmiştir ve Buluşları Nelerdir

Isaac Newton Kimdir, Hayatı Nasıl Geçmiştir ve Buluşları Nelerdir?
Sir Isaac Newton
Newton (1642 – 1727)  tarihin yetiştirdiği en büyük bilim adamlarından biridir ve matematik, astronomi ve fizik alanlarındaki buluşları göz kamaştırıcı niteliktedir, klasik fizik onunla doruğa erişmiştir. Bilime yaptığı temel katkılar, diferansiyel ve integral hesap, evrensel çekim kanunu ve Güneş ışığının yapısı olarak sıralanabilir. Çalışmalarını Doğa Felsefesinin Matematik İlkeleri devamı için tıklayınız.

Charles Darwin Kimdir Hayatı ve Çalışmaları Nelerdir

Charles Darwin Kimdir Hayatı ve Çalışmaları Nelerdir ?
Lamarck gibi türlerin değiştiğini kabul eden bir başka bilim adamı da Darwin’dir. Charles Darwin (1809-1882) Gallapagos Adaları’nda, evcil hayvanlar, özellikle güvercinler üzerinde yapmış olduğu araştırmaların sonuçlarını Türlerin Kökeni adlı eserinde sunmuştur.
Evrim teorisi olarak adlandırılan bu teoriye göre, koşulların değişmesine bağlı olarak canlı ya hemen değişir ya da uzun zaman içinde değişim gösterir. Eğer canlı değişmezse, yaşam şansını kaybeder. ‚ünkü yaşam ilkesi ekonomidir; her şeyin belli bir işlevi vardır ve o işlevi en iyi şekilde yapmak zorundadır; ona uymayan canlı kaybolur.
Eğer yaşam şartları değişmişse, canlının da buna bağlı olarak değişmesi gerekir; aksi taktirde mevcut fakat işe yaramayan bazı kısımlarını ya da organlarını beslemek ve kendi gücünü korumak için kullanacağı besinini gereksiz yere sarfetmek zorunda kalır.
evrim teorisi
Darwin Evrim Teorisi
Bu durumda yaşam savaşında başarılı olma şansını zorlar, hatta kaybedebilir. Bundan dolayıdır aynı görevi yapan organın sayısı fazlaysa, bunlar değişime uğrar ya da uzun süre değişmemiş organlar ve nisbeten az gelişmiş, basit canlılar, aynı şekilde, değişime geçirirler.
Canlı değişime konu olduğunda, kollar gibi benzer organları birlikte değişir. Genellikle, canlıdaki küçük gruplar, örneğin çeşitler türlere ve türler cinslere (genus) göre daha kolay değişmek-tedir.
Canlıda iki güç vardır: Doğa koşullarına uymak için en faydalı ve gerekli organları tutup diğerlerini atması, yani doğal eleme ve ataya geri dönme isteği. Genellikle, bu güçlerden birincisi hakim olur ve canlı doğa koşullarına göre değişir, ancak zaman zaman canlıda geriye dönüşler görülebilir. Bu geriye dönüşler bazen 20 nesil sonra bile görülebilmektedir.
Darwin‘in canlıda değişimin ne kadar sürede oluştuğu gibi, evrim teorisiyle açıklayamadığı bazı sorular da vardı. Darwin bu soruya kesin bir yanıt vermez; ona göre bu, çok uzun bir zaman kesitini kapsayabilir.
Evrim teorisi zamanında ve daha sonra büyük tepkilere yol açmıştır. Bazı bilim adamları onu desteklerken, bazıları da şiddetle karşı çıkmıştır. Gerek karşı çıkanlar gerekse destekleyenler, teorinin lehinde ve aleyhinde deliller toplarken, biyolojinin gelişmesine de katkıda bulunmuşlar, özellikle embriyoloji, jeoloji, paleoantropoloji ve karşılaştırmalı anatomi konularındaki çalışmalardan delillerle görüşlerini desteklemişlerdir.
Darwin’e karşı olan bilim adamları canlının değişmediğini, türlerin sabit olduğunu kabul etmişlerdir. Onlara göre, değişme söz konusu olamaz; çünkü canlı yeni koşullara uymaya çalışırken, bunu başaramaz ve yok olur.
Örneğin, iklim değişip de ortalık bataklığa dönüştüğünde, canlı uyum sağlayamadan bataklıkta yok olup gider. Bunlar sönmüş türleri meydana getirir. Bunların en güzel delillerini fosiller bize sağlamaktadır.
kimkimdir.com da yer alan darwin açıklamasıın bir bölümü aşağıdadır:
Charles Darwin 1809 da Birminhan da hali vakti yerinde bir ailenin çocuğu olarak doğdu. 16 yaşında tıp eğitimi görmesi için Eidinburgh Üniversitesi ne gönderildi. Ancak bu konu ilgisini çekmediği için babası ona rahip olmasını ve bu amaçla Cambridge Üniversitesi de öğrenim görmesini önerdi. Bununla birlikte Charles i en çok ilgilendiren konu doğa tarihiydi. Cambridge de öğretim görevlisi olan Joseph S. Henslowla tanıştı ve daha sonra da dost oldu. Darwin, Henslowun sayesinde Güney Amerika kıyılarına yapılan resmi keşif gezisine katılma imkanı buldu. Yine bu dönemde Darwinin doğa bilim görüşlerini etkileyen bir başka şey de Alexander von Humboldt un kitaplarıdır. Humboldt un kitapları ona kendi deyimiyle doğabiliminin soylu yapısına bir katkıda bulunmak isteğini uyandırdı. Darwin, bu bağlamda 27 Aralıkta başlayacak ve 5 yıl sürecek bir deniz yolculuğuna çıktı.
Charles Darwin, yolculuk dönüşü zooloji ve jeoloji konusundaki incelemelerini ve yolculuk günlüğünü yayınladı. Bütün bunlar onun kamuoyunda ün kazanmasını sağladı.
Darwin ile ilgili görüşlerinizi yazabilirsiniz.

28 Ağustos 2010 Cumartesi

Jensen Ackles evlimi, sevgiisi, kimdir, biyografisi, filmleri

jensen ackles

Jensen Ross Ackles (Doğum : 1 Mart 1978) Amerikalı oyuncu.Supernatural'da canlandırdığı karakter ile tanınmıştır.

Filmler

    * Wishbone
    * 7th Heaven
    * Sweet Valley High
    * Mr. Rhodes
    * Cybill
    * Days of Our Lives
    * Blonde
    * Dark Angel
    * Dawson's Creek
    * Still Life (unaired)
    * The Plight of Clownana
    * Smallville
    * Devour
    * Supernatural
    * Ten Inch Hero
    * My Bloody Valentine 3-D

Jensen Ackles evlimi , Jensen Ackles sevgiisi , Jensen Ackles kimdir , Jensen Ackles biyografisi , Jensen Ackles filmleri
jensen ackles
jensen ackles
jensen ackles
jensen ackles
jensen ackles
jensen ackles
jensen ackles
supernational
jensen ackles
jensen ackles
jensen ackles
jensen ackles
Jensen Ackles

13 Haziran 2010 Pazar

Quaresma Kimdir

Quaresma dünya yıldızı bir futbolcudur. Kariyeri herkese nasip olmayacak bir futbolcu. Barcelona, Chealsea, İnter, Porto gibi kulüplerin formalırını giymiş bir futbolcu ve artık Beşiktaşımızın formasını giyecek. Yıldırım Demiröreni de kutluyorum. Çok büyük bir transfer. Takımımızın reklamı açısından da çok iyi bir tanıtım olacak. Beşiktaşlı olmayanlar bile Quaresma için Beşiktaş maçlarını izleyecektir.
Tekrardan Türk futboluna hayırlı olsun.

23 Mayıs 2010 Pazar

Mesleklerin Dünü ve Bugünü

Dünün meslekleriyle bugünün meslekleri arasında farklılıklar gözlenir. Birçok meslek dalı yok olmuşken yeni meslek türkleride bununla beraber türer.

İnternette edebiyatdersi.com da bulduğum mesleklerle ilgili güzel bir yazı var aşağı kısımda.Meslekleri özellikle geçmişteki meslekleri ağırlıklı ele alıyor.

Basmacı
Basma en yaygın kullanılan kumaştı; dar gelirli, hatta orta halli ailelerin kadın ve kızları basma giyerlerdi. Ayrıca amele, ırgat, yanaşma ve uşak boyundan erkeklerin mintanları da basmadandı. Seyyar basmacılar yelken bezinden büyükçe bir bohça, elde demir arşın sokak sokak dolaşırlardı. Basma satan bohçacı kadınlar günümüze kadar ulaştı.

Celep
Kentlere koyun ve sığır getirip satan esnafa celep denirdi. Celeplik büyük sermaye işiydi. Sürüler çobanlar tarafından uzak mesafelerden kente yaya getirilir; sürü yolda kısmen telef olurdu. İstanbul’un et ihtiyacı önceleri Balkanlardan, sonraları Erzurum yaylasından karşılanmıştı. Sürüler İstanbul’a büyük ölçüde Trabzon üzerinden sevk edilirdi.

Nalbur
Dünün hırdavatçıları nalburlardı. Çivi, kilit, menteşe vb. inşaat işlerinde kullanılan temel girdilerin satışı, pazar ekonomisinin gelişimiyle daha da önem kazandı. Nalburlar, kent ve kasaba ekonomilerinin ayrılmaz parçasıydı. Çoğu nalbur eşyası yurtdışından gelirdi.

Nalbant
Taşıma ve ulaşım sektöründe kullanılan hayvanların nallanması, hayvan tırnakları altına demir parçası yani nal ya da nalça çakılması, nalbantlığı yaygın bir hale getirmişti. Günümüzde otomobil lastiği ne ise nal da dünün Osmanlısında aynı işlevi görüyordu. Nalbantlar genellikle ulaşım güzergahlarında yer edinirdi.

Mestçi
Kundura ya da pabucun içine giyilen yumuşak ayakkabıya mest denirdi. Değişik türleri vardı. Devenin ayak derisinden yapılanına deve mesti, yandan kopçalısına serhatlı mest denirdi. İç mekanların temiz tutulması, mest giymeyi gerektiriyordu. Mestçi esnafı ayak ölçüsüne göre çalışırdı.

Sayacı
Saya, ayakkabının yumuşak olan üst bölümü yani yüzüydü. Eskiden halk dilinde, evlerin giriş kısmında ayakkabıların çıkarıldığı veya konduğu ufak bölüme de saya denirdi. Zamanla ayakkabı anlamında kullanılmaya başlandı. Sayacı, dünün ayakkabıcısıydı. Yaygın bir zanaattı. Geniş bir müşteri kitlesine hitap ederdi.

Rençber
Rençber, ilk evrelerde çiftçi anlamına geliyordu. Ancak kentleşmeyle birlikte bugün ırgat diye nitelenebilecek birçok işi üstlendi. Tarla, bahçe, yapı vb. yerlerde kazma, taş ve toprak taşıma gibi işleri yapan gündelikçi, amele ve ırgat, o günlerin rençberleriydi.

Sepetçi
Plastikten önce su geçirmez kaplar topraktan ya da bakırdan yapılır, diğerleri saz, kamış ya da ince dallardan örülürdü. Genellikle sapı olan, yiyecek ve eşya taşımak için kullanılan bu tür kapları sepetçi örerdi. Sepet hamalı, genellikle pazar yapanların sebze-mevyesini sırtındaki sepetle eve taşırdı. Sepet kimi zaman bavul yerine de kullanılırdı.

Urgancı
Keten, kenevir, pamuk gibi dokuma maddelerinden yapılan ince halatlara urgan denirdi. Gerek ev ekonomisinde gerekse zanaatta urgan yaygın olarak kullanılırdı. Urgancı örme işini bizzat yapar ve malını tüketiciye ulaştırırdı. Genellikle sabit dükkanları bulunurdu. Seyyar urgancı nadir görülürdü.

Bacacı
İstanbul’da yangınların büyük çoğunluğu, temizlenmesi ihmal edilmiş bacalardaki kurumların tutuşmasıyla çıkıyordu. Özellikle ahşap binaların yoğun olduğu kent dokularında, baca temizliği büyük önem taşıyordu. Kış öncesi bacacılara büyük iş düşüyordu. Fırın bacalarının da her ay temizlenmesi öngörülmüştü.

Bileyci
Bıçak ve emsali şeyleri çarka tutup bileyen esnaf genellikle seyyardı. Demirden yapılmış ev aletleri görece değerli eşyalardı. İstanbul’daki bileyci esnafının büyük çoğunluğu, Karadenizli bekar uşağı ya da Buharalı idi. Bileycinin mahalleye gelişi kısa sürede duyulur, ev sekenesi, her türlü kesici ya da yarıcı aleti sık aralıklarla bileyletirdi.

Erikçi
Osmanlı çoğu kez kendi bağ, bahçe ve bostanındaki meyveyi tüketiyordu. Ancak kentleşme kimi meyvelerin pazara çıkmasına neden oldu. Meyve genellikle mahallelerde haftanın belirli günlerinde kurulan pazarlarda müşteri bulurdu. Sokak satıcıları özellikle turfanda meyve satarlardı. Seyyar erikçinin pazarladığı turfanda erik, yazın yaklaştığını müjdelerdi.

Sarımsakçı
Osmanlı mutfak kültüründe sarımsağın ayrı bir yeri vardı. Keskin kokusuna rağmen besin değerinin yüksek oluşu ve kimi kokuları bastırması nedeniyle birçok yemek sarımsaklanmadan yenmezdi. Seyyar satıcıların bu konuda ihtisaslaşmaları, talebin yüksekliğini kanıtlıyordu.

Limonatacı
Limonata, dünün gazozu ya da “kola”sıydı. Özellikle yaz aylarının sıcak günlerinde limonatacıya büyük rağbet olurdu. Seyyar limonatacılar genellikle kente mevsimlik göçen Anadolu insanlarıydı. Üç-beş kuruşu bir araya getirir, hasat mevsiminde köyüne dönerdi. Limonata evlerde ikram kültürünün de bir parçasıydı.

Hallaç
Hallaç bugünkü döşemecilerin bir anlamda dününü simgeliyordu. Osmanlı hanesinde kullanılan yatak, yorgan, döşek gibi ev eşyasında dolgu malzemesi olarak pamuk ya da yün kullanılırdı. Zamanla sertleşen bu dolguyu hallaç, kiriş ve tokmağıyla kabartırdı. Hallaçların hemen hepsi Karadeniz yalısı uşaklarıydı.

Bezzaz
Bugünkü manifaturacıların karşılığı olarak, bez ve kumaş satan esnafa bezzaz, çarşılarına Bezzazistan denirdi. Halk ağzında zamanla “bedestan” ya da “bedesten”e dönüşmüştü. Kıymetli kumaş satanlara “üstüfeci”, “dibacı”, “kadifeci”, “atlasçı” denirdi. Bez ticareti, 19. yüzyılda büyük ölçüde İngiliz üreticilerin eline geçti.

Zerzevatçı
Zerzevat sebze anlamına geliyordu. Zerzevatçı ise bugünün maydanoz, dereotu, salata, hıyar, turp ve marul gibi sebzelerde uzmanlaşmış manavıydı. Kent dokularının bir parçası olan bostanlar, Osmanlı insanının sebze ihtiyacını karşılardı. Zamanla halden, civar ve semt bahçe ya da bostanlarından, pazar yerlerinden tedarik edilir oldu.

Çömlekçi
Topraktan yapılmış çanak, çömlek, testi, sürahi, bardak, kase, küp ve saksı gibi eşyalar satan esnafa çömlekçi denirdi. Orta ve üst gelir grupları, kalaylanmış bakır kap kullanırdı. Eskiden Bayezid Meydanı’nda bir sıra çömlekçi dükkanı vardı. Toprak kapların yerini zamanla bakır ve benzeri maden kaplar aldı. Ama çömlek özellikle kırsal yörelerde günümüzde de hâlâ kullanılıyor.

Değirmenci
Değirmenci aslında un öğüten esnafa denirdi. Görece büyük girişimci sayılırdı. Kahve değirmeni, günlük hayatın ayrılmaz bir parçasıydı. Keyif maddesi olarak kahve, çaydan çok daha önce Osmanlı’nın yaşamına girmişti. Kahve değirmeni satan esnaf da değirmenci addolunuyordu.

Kolancı
Hayvanın semerini ya da eyerini bağlamak için kullanılan örme ya da kayış bağa kolan deniyordu. Osmanlı taşımacılıkta büyük ölçüde hayvan kullanıyordu ve kolancılık ulaşım sektörünün “yan sanayi”lerinden biriydi. Özellikle yol güzergahlarında dükkan açarlardı.

Fesçi
Fes, II. Mahmud devrinde resmi serpuş olarak kabul edilmiş, Cumhuriyet’in ilk yıllarına kadar Osmanlı erkeğinin kimliğini oluşturmuştu. Her ne kadar Feshane’de yerli fes üretilmişse de çoğu Avusturya’dan ithal ediliyordu. Osmanlı’nın son döneminde Avusturya mallarına karşı yapılan fes boykotu ünlüdür.

Kavuncu
Kavun ve karpuz, mevye olarak tüketildiği gibi, Osmanlı’nın tatlı ve su ihtiyacını da gideriyordu. Çevre bostanlarda yetiştirilen kavunlar, seyyar satıcılar aracılığıyla tüketiciye ulaştırılıyordu. Sepet içinde mahalle aralarında dolaşan kavuncu, genellikle Anadolu’dan mevsimlik göç etmiş insanlardandı.

İncirci
Dünün insanı şeker ihtiyacını büyük ölçüde meyveyle gideriyordu. Ülkede yaygın olan meyvelerden biri de incirdi. Hemen her Osmanlı’nın bahçesinde bir incir ağacı vardı. Yaş yenir, kurutulur, her mevsim tüketilirdi. Yaş inciri, seyyar incirci satardı. Kurutuldukdan sonra şekerci dükkanına düşerdi.

Leblebici
Dünün kuruyemişlerinin başında leblebi gelirdi. Nohutu, dış kabuğunu çıkardıktan sonra fırında kavurup seyyar satan kişiye leblebici denirdi. Bir tür ihtisaslaşmış kuruyemişçiydi. İçinde leblebi olan şeker, leblebi şekeri de revaç bulan bir eğlencelikti.

Pilavcı
Günümüz lokantasında tüketilen birçok besin maddesi, dün seyyar satıcılarca da pazarlanırdı. Çarşı-pazar yerlerinde, meydanlarda hâlâ gözlenen ve düşük gelir grubuna yönelik seyyar pilavcı, lokantaların ya da aş evlerinin yaygınlaşmadığı bir dönemde evinden uzak, sokaktaki insanın öğle yemeği ihtiyacını gideriyordu. Pilavcılar genellikle Karamanlı olurdu.

Salepçi
Salepçi dünün seyyar muhallebicisiydi. Ancak muhallebi pazarlayan seyyar satıcılar da vardı. Salep yumru köklü bir otun dövülmesiyle elde edilen beyaz tozun, şekerli süt ya da su ile kaynatılmasından elde edilirdi. Özellikle kış aylarında bozacılar ve salepçiler müşterinin ayağına hizmet götüren seyyar satıcılardı.

Kozacı
İpekli kumaş üst gelir gruplarınca tüketilirdi. Osmanlı ipeklisi yurtdışında da büyük beğeni kazanmıştı. İpekli üretiminin ham maddesi ipek böceği kozası, dokuma sektörünün temel girdilerinden biriydi. Bursa ve çevresinde yaygındı. Kozacı, koza ticaretiyle uğraşırdı. Koza üreticisiyle ipek imalathaneleri arasındaki ticareti yürütürdü.

Üzümcü
Bağ, bahçe, bostan eski kentlerin dokularının bir parçasıydı. Üzüm, incir gibi geniş tüketim alanı olan meyvelerdendi. Ayrıca şıra yapılır, kurutulur ve gayrı müslimlerce şarap yapımında kullanılırdı. Seyyar üzümcü, günlük taze üzüm pazarlardı.

Şerbetçi
Meşrubat sektörünün gözdesi şerbetti. Meyve özü, su ve şeker karışımı bu içecek ya da şurup, yaz aylarında kent insanının serinlemesine vesile olurdu. Ayrıca misafirlere şerbet ikram etmek de adettendi. Şerbetçi dükkanları olduğu gibi, seyyar şerbetçiler de müşteriye hizmet götürürlerdi. Özellikle seyyar demirhindiciler, İstanbul’a İzmir’den gelirlerdi.

Darıcı
Darı tohumları, buğday gibi besin maddesi olarak kullanılırdı. Bazı bölgelerde mısıra da darı adı verilirdi. Cin darısı, ateşte patlatılan ufak taneli mısırdı. Buğday ve buğday unundan yapılmış ekmek tüketmeye kesesi yetmeyen fakir insanlar, darı tüketirdi. Ayrıca hayvan yemi olarak kullanılırdı.

Çıracı
Osmanlı uzun yıllar enerji kaynağı olarak odun kullanmıştı. Kömür ancak 19. yüzyılda gündeme gelmişti. Odun, çam gibi reçineli ağaçların yağı ve çabuk yanmaya elverişli kesimleri kullanılarak ateşlenirdi. Genellikle Ürgüplü olan çıracı, tartıyla aldığı çırayı kalem kalem desteler, deste hesabıyla satardı. Özellikle kış aylarında sokakta sık görülen bir esnaftı.

Deveci
Demiryolu öncesi kara ulaşımında en yaygın kullanılan hayvan deveydi. Ayrıca sarayın hassa develeri vardı. Sefer-i hümâyunlarda padişahın ağırlığını taşır, sürre* alaylarında kullanılırdı. Deveciler genellikle konar-göçer yörüklerdi. Başlarına kırmızı sivri külah giyerlerdi.

Sucu
Eski zamanlarda hemen her evin bir kuyusu vardı. Ancak içecek su uzaktan getirilirdi. Sucu ya da saka, şehir ya da kasabada su taşımacılığıyla uğraşırdı. Pınar ya da çeşmeden aldığı suyu hanelere sevk ederdi. Limonatacı ve şerbetçi gibi, özellikle yaz aylarında sokakta bardakla su satan seyyar satıcılara da sucu denirdi.

Lehimci
Plastik öncesinde yaygın kullanılan maden kaplar, ev ekonomilerinde toprak kapların yerini aldı. Lehimci ya da tenekeci, küçük ev aletlerini tamir eden gezici esnaftı. Teneke maşrapa kulpunu, kademhane ibriği emziğini, gusülhane çinkosunu lehimlerlerdi. Lehimci genellikle demircinin yan sanayiini oluşturuyordu.

Ciğerci
Batılı seyyahların en gözde seyyar satıcısı, omuzda sırıkla dolaşan ciğerci ve paçacıydı. Mahalleye ciğercinin geldiği, evin kedisinden belli olurdu. Sokakta et satışı ender olmasına karşın, ciğer ve paça en çok rağbet gören sakatatlardı. Tavası, yahnisi yapılırdı. Sabit ciğercide yürek, böbrek gibi diğer sakatat türleri de pazarlanırdı.

Sepet Hamalı
Motorlu araçlar öncesi kent içi yükleme, boşaltma ve taşıma işleri hamal esnafının gediğiydi. Mevsimlik olarak İstanbul gibi büyük kentlere gelen hamalların güçlü loncaları vardı. Meslek çoğu kez babadan oğula geçerdi. Pazarlarda sebze-mevye taşıyanlarına küfeci denirdi. Her iş kolunun ayrı bir hamal kolu olurdu. Bunların en ünlüleri, iç ve dış bedesten hamallarıydı.

Sırık
Hamalı Fıçı gibi hacimli, yekpare ve ağır yük, sırık hamallarınca taşınırdı. Bunlar genellikle dört kişi olur, dişbudak ağacından yapılmış uzun sırıkları omuzlarına alarak, iki önde, iki arkada yükü paylaşırlardı. Taşıma büyük bir uyum gerektirirdi. Aksi takdirde yük diğer hamallara kayar ve kazalara neden olurdu. Beyoğlu’nda tahtırevanları taşıyanlara da hamal denirdi.

Demirci
Fabrika üretimi öncesi pek çok eşya ve alet, insan eliyle demirden yapılırdı. Demirci, demiri dükkanında döğer, biçim verirdi. Yorucu, ağır bir meslekti. Daima ateş karşısında, kömür ve demir tozlarına bulanarak çalışılırdı. Örs üzerinde demirin ağır balyozla dövülmesi pazı kuvveti, beden takatı ve sağlam vücut gerektirirdi.

Adını Bilip Kendisini İyi Bilmedikleriniz

Fotoğrafçı
19. yüzyılın ortalarında fotoğraf Osmanlı’ya ulaştı. Resmetmenin dinen cevaz verilmediği bir toplumda fotoğraf görselliği simgeledi; zihniyet değişikliğine neden oldu. Ama yine de Osmanlı’nın son dönemine kadar fotoğrafta kaçgöç hakim oldu. Ayak fotoğrafçıları, dakikalıkçılar ve şipşakçılar vesikalıkta uzmanlaşmışlardı.

Berber
1876’ya kadar, çarşı-pazarları, selâtin cami avlularını ve zaman zaman mahalle aralarını dört dönen berberlerin ayaklarının çıplak ve kollarının sıvalı olması gerekirdi. Bu şekilde müşteri, berberin ellerinin ve ayaklarının temiz olduğunu görebilirdi. Berberler ayrıca diş çekerler, sünnetçilik ve hacamatçılık yaparlardı.

Tüccar
19. yüzyılda Osmanlı ekonomisinin dışa açılması, ticaret hacminin önemli ölçüde artmasına neden oldu. Tüccar, doğmakta olan orta katmanların belkemiğiydi. Özellikle liman kentleri, tüccar kesiminin yoğunlaştığı mekanlardı. Zamanla esnaf olmaktan çıktı; Dersaadet Ticaret Odası bünyesinde toplandı.

Oduncu
Osmanlı’nın temel enerji kaynağı odundu. Isınmak ve ocakta yakmak için kullanılırdı. Odun, civar ormanlardan katır ya da eşek sırtında getirilirdi. Genellikle yaz aylarında mahzene odun istif edilir, kışa tedarikli girilirdi. Çoğu oduncu orman köylerinde yaşar, kasabaya ya da şehire malını pazarlamak için inerdi.

Portakalcı
Dünün İstanbul’unda portakal nadirattandı. Ancak üst gelir grubu portakal tüketebilirdi. Portakalın Yafa gibi uzak yörelerden gelişi, tek tek satılacak kadar değerlenmesine neden oluyordu. Zamanla Anadolu’da da yetiştirilmeye başladı ve ucuzladı. Demiryolu ulaşımı başlayana kadar portakal değerli meyveler arasında yer aldı.

Yumurtacı
Dar gelirli Osmanlı’nın temel protein kaynağı yumurtaydı. Çoğu insan yumurtasını arka bahçesinde beslediği kümes hayvanlarından temin ederdi. Dünün mutfağında yumurta başköşedeydi. Yumurta seyyar satıcıların da el attığı sektörlerden biriydi. Zamanla buzhane yumurtaları, köy yumurtasıymış gibi pazarlanmaya başlandı.

Simitçi
Günümüzde hamburgerin yerine göz diken simit, dünün “fast food”uydu. Seyyar simitçi simidini ya bir çubuğa geçirir, ya orta büyüklükte bir sepete doldurur, ya da tabla üzerinde pazarlardı. Üstü susamlanmış halka biçimindeki bu çörek, kent kültürünün bir parçasıydı. Evden ırak çalışan insanın karın doyurmak için başvurduğu temel besin maddesiydi. Eskiden Safranboluluların mesleği olarak bilinirdi.

Balıkçı
Balık, kıyı kenti insanının temel besin maddelerinden biriydi. Boğazın yukarı yerleşim yerleri, balıkçı köyleriydi. Balıkhanede yapılan mezaddan satın alarak dükkanda yahut tahta kefelere doldurup askı ile omuzda sokak sokak dolaşıp satan ve günlük rızkını çıkaran seyyar satıcıya “tablakâr” denirdi.

Sütçü
Süt, Osmanlı mutfağının olmazsa olmazıydı. Hemen her evde süt kaynar; yoğurt, tereyağı ve peynir yapılırdı. Pastorize şişe sütünün olmadığı bir evrede ağılı ya da damı olan ve küçük ya da büyükbaş hayvan besleyen sütçü, aynı zamanda kapı kapı dolaşarak hayvanından elde ettiği sütü pazarlardı.

Nakliyeci
Nakliyeci taşıma sektörünü temsil ediyordu. Ulaşımda elverdiği ölçüde su yolu tercih edilirdi. Ancak ülkenin içerlek yöreleri ya da kent içi, kara taşımacılığını gerektiriyordu. Arabacı esnafı, kent ekonomilerinin en güçlü loncasını oluşturuyordu. Arabacı, mavnacı ve salapuryacı esnafı, İstanbul’da kent ulaşımının belkemiği durumundaydı.

Kebapçı
Lokanta Osmanlı’ya ancak 19. yüzyılın ortalarında girdi. O dönemde otellere “yataklı lokanta” denirdi. Kebapçı, kentin ya da kasabanın işler yerlerinde dükkân önüne masa sandalye atarak müşteri celbetti. Kebap yöresel özellikleriyle Osmanlı mutfağının ana mönülerinden biri oldu.

Şekerci
Bayramlık akide şekerinin yanı sıra, şekerden ibikli horozlar, şekere bulanmış elmalar, kuru incir ve ceviz, çocukların gözde şeker türleriydi. Seyyar şekerciler bayram günleri seyir yerlerinde gezerlerdi. Diğer günler mahalle aralarında dolaşırladı. Sabit şekerci dükkanlarında Safranbolulu, Geredeli, Dadaylı çıraklar çalışırdı.

Süpürgeci
Ev ekonomisinde temizlik aracı süpürgeydi. Günümüze oranla dünün sokaklarının toz toprağı boldu; yağışta çamur deryasına dönerdi. Süpürge çer-çöpü görüntüden kaldırsa da, dünün evi günlük temizlik yapmayı gerektiriyordu. Hemen her gün yerler nemlendirilir, ev süpürülür, etrafın tozu alınırdı.

Dondurmacı
Seyyar dondurmacılar, Uludağ gibi uzak yörelerden getirilen kar ya da buz içinde döndürülerek buz haline getirilen limonata, şerbet ve şekerli sütü yaz aylarında pazarlarlardı. Hıdrellez günü mutlaka dondurmacılar meydana çıkarlardı. Limonlu, vişneli, kayısılı, çilekli ve kaymaklı türleri revaç bulurdu.

meslek,nedir,ne yapar,kimdir,hakkında bilgi,mesleği,mesleklerin dünü ve bugünü,özellikleri,meslekler ve özellikleri,mesleklerin tanıtımı,önemi,görevi

30 Mart 2010 Salı

Nasirüddin Tusi


Nasirüddin Tusi

Nasirüddin Tusi matematikçi ve gökbilimcidir.


Nasirüddin Tusinin hayatı, eserleri ve birçok bilgiyi wikipediadan veye tubitakın sitesinden ulaşabilirsiniz.


Nasirüddin, nasirüddin tusi, nasirüddin tusi hakkında bilgi, nasireddin tusi, nasiruddin tusi, kimdir, nasirüddin tusi hayatı, nasirüddin tusi eserleri, buluşları,çalışmaları

27 Mart 2010 Cumartesi

Aynştaynın Hayatı

Aynştaynın Hayatı

Einstein 1879 yılında dünyaya geldi.Fizik alanında büyük buluşlara imza attı.Yaptığı buluşlar ve gelecek hakkındaki görüşleriyle, iddialarıyla adını tarihe yazdıran bilim adamlarından birisi.
Yanılmıyorsam çocuk yaşta öğretmeni tarafından, bu çocuk okumaz diyerek atılmıştı. Fakat azmiyle çok zor işlerin altından geldi ve ismini dünyanın tanıdığı birisi oldu.
Benim bildiklerim bunlar.sizde bildiklerinizi paylaşın arkadaşlar.
Atom bombasında heralde büyük katkısı var diye biliyorum.Belkide tamamını einstein yapmışda olabilir.Yine de size yanlış bilgi vermek istemem.


albert einstein,aynştayn,aynştaynın hayatı,hayatı,einstein kimdir,kimdir,buluşları,icatları,aynştaynın buluşları,aynştaynın icatları,hakkında bilgi,bilimadamı

SÜTÇÜ İMAM

Sütçü İmam
Sütçü imam hakkında bilginiz varsa bizimle paylaşın.Kimdir , neler yapmıştır. Benim bu konuda bilgim yok. Yanlış birşey de yazmak istemem.Siz bildiklerinizi paylaşın arkadaşlar.


sütçü imam , sütçü,imam,resim,kimdir,hakkında  bilgi,sütçü imam kimdir,neleryapmıştır,hayatı,osmanlı,türk,tarihi,sutcu imam,sütçü imam olayı,nedir